MABEL MATİZ :"YÜKSEK DUYGULAR BÜYÜK FIRTINALAR ÇEKER"

Abone Ol :

MABEL MATİZ :

Yeni albüm önesi "Dağılıyorum Olaysız" isimli şarkısıyla yine gönüllerde taht kuran Mabel Matiz ile kralmuzik.com.tr olarak keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 

 

1. “Dağılıyorum Olaysız” ile gümbür gümbür yeni albümün ayak seslerini duyduk. Yine kalbimizi çalan, dinlemeye doyamadığımız bir hikâyeyle buluşturdunuz bizlerle… Yüreğinize sağlık…

– Çok teşekkür ederim. Yeni albüm dönemleri beni de hep heyecanlandırır. Yine öyle bir döneme girdik. Mutluyum.

"AŞK HİKAYELERİ BANA ÇOK YAZDIRIR"

2. “Dağılıyorum Olaysız”ın ilk kıvılcımı neydi? Siz bu şarkıyı yazarken o anı hatırlıyor musunuz?

– Aşk hikâyeleri bana çok yazdırır. Bütün iniş çıkışlarıyla, sıcaklığı, yakınlığı ve tekinsizliğiyle, aydınlık ve karanlık bütün yönleriyle çok besleyici, ilham verici, çok da öğretici bir insanlık hali gibi geliyor bana. Tanrısal, büyülü bir bağlantı. Buradan besleniyorum. Söyleme ihtiyacım artıyor. Dağılıyorum Olaysız da böyle bir dönemimde yazıldı. Gözü kara, yüksek zamanlardı. Öyle yoğun bir dönemmiş ki peş peşe sayısız kara sevda şarkısı yazmışım. Sürekli “gel kavuşalım, gel görüşelim…” diyorum o şarkılarda

26-05/09/mabel-matiz-dagiliyorum-olaysiz-header.jpeg

3. “Dağılıyorum Olaysız”ın klibinde kurduğunuz dünyanın çıkış noktası neydi?

– Hepimiz kendi gündelik hayatlarımızda bin bir meseleyle uğraşıyoruz. Ne kadar farklı hayatlar yaşıyor gibi görünsek de, özünde insanın sınavları da, kederleri de, mutlulukları da bence çok benzer. Bir yere ait olmak, bir arada olmak, yalnız olmadığını hissetmek ve bir benzerliği paylaşmak insana iyi geliyor. Sosyal varlıklarız. Bireysel yeterliliğin önemine inansam da, bir arada olmanın gücünü de hep savunurum. Klipte de bunu anlatıyoruz. Gündüz kendi hayatlarının girdabında, kendi işinde gücünde olan birtakım insanlar, akşam olunca yine kendi kurdukları ortak bir yaşam alanında buluşup muhabbet ediyor, paylaşıyor, birlikte zaman geçiriyorlar. Bir aidiyet vurgusu var. Bunca ayrılığın olduğu bir çağda, bunun hoşluğunu vurgulamak istedik. Yönetmenimiz Berat Tunç harika bir iş çıkardı.

"YÜKSEK DUYGULAR BÜYÜK FIRTINALARI ÇEKER"

4. “Dağılıyorum Olaysız” çok güçlü bir ifade… Gerçekten olaysız dağılmak mümkün mü, yoksa en büyük fırtınalar içte mi kopuyor?


– Yaşananların, hissedilenlerin şiddetine bağlı galiba biraz. Yüksek duygular büyük fırtınaları da çekebiliyor. Bazen görece içimizde yaşıyoruz. Bazen de karşı tarafa bulaştırıyor, bunu ortak bir dil gibi paylaşıyoruz. İki türlü de olaysız dağılınmıyor bence. Şarkıda geçen sözde bir ironi de var zaten.

"ZAMANIN RUHUNU YANSITMAK İSTİYORUM"

5. “Dağılıyorum Olaysız” yeni albümün kapısını aralayan efsane bir şarkı… Peki, albümün genel hikâyesi nasıl bir dünyaya götürecek bizi?

– Hem bireysel hayatımda olan bitenler hem de dünyaya, kolektif olarak bugün geldiğimiz noktaya dair pek çok şey bu albümün konusunu ve içeriğini oluşturuyor. Yani her albümümde olduğu gibi bu albümde de zamanın ruhunu yansıtmak ve ifade etmek istiyorum. Ne kadar umutsuz ve karanlık bir çağdan geçiyormuşuz gibi görünse de inadımızın bizi hâlâ bir yerlere, belli mümkünlere götürebileceğine dair bir yön göstermek, bir ışık yakmak, buna dair bir şeyler söylemek istiyorum.

26-05/09/mabel-matiz-dagiliyorum-olaysiz-sarkisi-yayinlandi-mfle8.png

"YENİ ALBÜM RENKLİ BİR POP ALBÜMÜ OLACAK"

6. Bu şarkı albümün duygusal tonunu ne kadar temsil ediyor, yoksa sürprizler var mı?

– Bu şarkı hem sound hem dil yapısı olarak albümün kısıtlı bir bölümü hakkında fikir verebilir. İçinde farklı duygu durumlarının, genre’ların, hikâyelerin, denemelerin olacağı yine renkli bir pop albümü olacak. "Dağılıyorum Olaysız" bu anlamda, görece sakin, sade bir başlangıç. Devamında sürprizlerim elbet olacak.

7. Yeni albümün merkezinde tek bir tema mı var, yoksa farklı duyguların çatışması mı?

– Her türlü duyguyu ve insanlık halini içinde barındırıyor bence. Tıpkı hayatın kendisi gibi. Kendimi de, hayatı da, müziğimi de bir bütün olarak ele almayı ve ifade edilmemiş ne varsa bunları açıkça, dışarıda bırakmadan ifade etmeyi seviyorum ve bunu özellikle tercih ediyorum.

8. Bu albümde kendinizle yüzleştiğiniz bir şarkı var mı?


– Her şarkı zaten başlı başına bir yüzleşme, bir terapi seansı gibidir. Kendinize doğru açılan yeni bir kapı gibidir şarkılar. Yeterince saf ise, yazdıktan sonra bir şeyler değişmiş hissedersiniz içeride. Her işimi böyle görüyorum. Albümlerimin kapanış şarkıları genellikle bu parantezi en iyi kapatan şarkılar olur.

9. Bu albümde daha çok içe dönük şarkılar mı var yoksa dışa dönük, enerjik parçalar da olacak mı?

– Müziğimin bu iki yönü de barındırdığını düşünüyorum. Dışa dönük olmam için önce tamamıyla içe dönmem, içerideki her kör noktaya fener tutmam, okumalar yapmam gerekiyor. Bu noktadan sonraki her şarkı zaten dışarıyı da, dışarıdakinin kör noktalarını da ilgilendirecektir diye düşünüyorum. Bu albümde yüksek tempolu, neşeli şarkılar da olacak, o kesin.

"15. SANAT YILIMA ÖZEL İKİ ALBÜM PROJEM VAR"

10. Peki son dönemde sizi en çok ne besliyor? Müzikal olarak yeni bir dönemin içinde misiniz?

– Seyahatler ve yeni insanlar bana ilham veriyor. Dünya aslında çok büyük, insan derin bir kuyu. Farklı derinliklerde farklı şeylerle karşılaşıyorsunuz. Öğrenicilik hiçbir zaman bitmiyor. Bütün bunlar benim kendime ya da bu dünyaya dair bir söz söyleme ihtiyacımı kamçılayıp çoğaltıyor, elbette beni besliyor. Müzikal olarak her dönemimde farklı bir şey denemişimdir. Albümler zaman içinde birbirinin içinden doğmuştur. Yine öyle olacak. Öncesiyle bir köprüsü olan ama bir gözü, bir ayağı da mutlaka bugünü ve ileriyi işaret eden parçalar hazırlıyorum. 15. sanat yılıma özel iki ayrı albüm projem var aslında şu anda. Birinin genre’sı çok daha spesifik mesela; daha önce bu derinlikte denemediğim bir psikedelik folk ve disko funk. Diğeri ise sohbetin başında bahsettiğim Türkçe pop albümüm.

11. Sevenleriniz sizi genelde duygusal ve şiirsel buluyor. Siz kendinizi nasıl tanımlarsınız?

– İnsanın kendine tanımlar, anlamlar ataması gerçekten çok güç bir şey. Ama melankoliye, duygusal bakışa çok yatkın biri olduğumun farkındayım. Ay Balık pek rahat vermiyor. Genetiğime kodlanmış gibi bazı şeyler, hep böyleydi. Ruh hâlim genel olarak değişkendir, gün içinde bile sıklıkla değişebilir. Küçük şeylerden mutlu olurum. Yalnız olmayı ve o sessizliğin içinde zaman geçirmeyi severim. Özgürlüğüme düşkünüm.

"GELENEKTEN GELİYORUM"

12. Sizin müziğinizde hem geleneksel hem modern bir yapı hissediyoruz. Bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

– Türkülerle, makam ezgileriyle büyüdüm. Gelenekten geliyorum ve o kök bağlantıdan büyük bir güç alıyorum. Ancak bunu kendi stilimle, yaşadığım çağla birleştiriyor ve içine kendi yorumumu katıyorum. Denge yıllar içinde büyük mesailerle oluştu. İnsanın kendi sesini, dilini bulması zaman alan bir şey bence. Çok dinlemek ve okumak, yeni seslere kulak vermek, yazdığın her şeyi tartmak, yapıp yapıp bozmak gerekiyor. Kişinin zevklerini sürekli geliştirmesi ve kendine anlamlı, yapıcı sorular, eleştiriler yöneltmesi gerekiyor.

13. İçinde bulunduğumuz dönemde popülerlik ile sanatsal derinlik arasında bir denge kurmak zorunda hissediyor musunuz?

– Bu endişeyi dönem dönem hisseder ve üretimlerimi bununla ilgili tartarım. Önceliğim tabii ki kendimi en saf şekilde ifade edebilmek. Ancak bunu yaparken hem özgün ve estetik bir dil oluşturmak hem de bunu anlamlı bir şekilde insanlara ulaştırmak istiyorum. Yalnızca birinden birini yapmak beni genellikle tatmin etmez.

14. Sizce dijital platformlar müziğin üretim ve tüketim şeklini nasıl değiştirdi?

– Müziğe erişim kolaylaştıkça, müzikle kurulan ilişkinin de değiştiğini, belli bir evrim geçirdiğini düşünüyorum. Hem olumlu hem olumsuz tarafları var. Tek bir şey söylemek zor. Sürekli kayan ekranlardan dopamin ihtiyacını karşılamaya çalışan hâlimiz giderek daha zor tatmin olan bir hale geliyor. Üretmeye değil de tüketmeye odaklı gibiyiz.

15. Son zamanlarda yapay zekânın müzik üretimindeki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?


– Her yeni teknolojik gelişme gibi artıları ve eksileri olacağını düşünüyorum. Bir şeyler kolaylaşıyor gibi görünürken, anlamlar da yer değiştirecek gibi. Diğer yandan bu gelişmelere bir an önce yeni yasalarla bir çerçeve çizilmesi ve kişinin fikir ve sınai mülkiyet haklarının buralarda da korunmaya alınması gerektiğini düşünüyorum.

16. Kendi kariyerinizde hâlâ ulaşmak istediğiniz, “tamamlandım” demenizi sağlayacak bir nokta var mı?

– Bu her zaman var.

17. Son olarak; şu an hayatınızın soundtrack’i hangi şarkınız olurdu?

– Veda Ettim Geçmişe

RÖPORTAJ : DENİZ RÜYA ÖZDEMİR

Etiketler:

Abone Ol :